29 Eylül 2015 Salı

Hz. Peygamberin Hayatı

PEYGAMBERLİĞİN GEREKLİLİĞİ

İnsanın En Büyük İhtiyacı

"Ve doğru yolu gösterme işi Allah'a aittir, halbuki kötü yollar da vardır." Bu ayette tevhid, rahmet ve ulûhiyyet hakkında deliller ileri sürülürken peygamberliğe de kısaca değinilmiştir. Şöyle ki; dünyada İnsanlar için düşünme ve hareket etme konusunda çeşitli yollar vardır ve bunların fiilen izlenmesi mümkündür. Belli ki bütün bunlar hak yol değildir. Gerçek sadece tektir ve gerçek bir hayat tarzı doğru bir hayat nazariyesine dayanır. Bu doğru nazariyeyi, başka bir deyimle, doğru yolu bilmek insanın en büyük zarureti ve ihtiyacıdır. Hatta temel ihtiyacıdır. Bu öyle bir ihtiyaçtır ki, insan buna bizatihi insan olduğu için ihtiyaç duyar. Bu ihtiyaç karşılanmadığı takdirde ise insanın bütün ömrünün boşa gittiği söylenebilir. 


Şimdi düşünün bir kere, sizi yaratmadan önce bu kadar nimetler yaratmış ve sizi yarattıktan sonra her türlü beşerî ihtiyacınızı karşılamak amacıyla bu kadar titiz davranmış olan Yüce Allah (c.c.)’ın hayatınızın bu en büyük ihtiyacını gidermek için hiçbir şey yapmadığını, insan olarak düşünebilir misiniz? İşte bu temel ihtiyaç, nübüvvet veya risalet ile karşılanmıştır. Eğer peygamberliğe inanmıyorsanız, bana söyleyebilir misiniz ki insanın doğru yola ulaşması için Hak Tealâ başka ne yapmıştır veya başka ne yapabilir? Buna cevap olarak, "doğru yolu bulmamız için Allah bize akıl ve zekâ vermiştir" diyemezsiniz. Çünkü insan aklı zaten birçok yol icat etmiştir ve bu yollar insanın doğruyu bulmasını imkânsız kılmaktadır. Allah'ın kurtuluşa ermemiz için hiçbir tedbir almadığını da iddia edemezsiniz. Çünkü, beşer olarak büyüme, gelişme ve rahat etmemiz için bunca nimet vermiş olan Rabb'imizin bizi insan olarak cehalet ve dalâletin pençesinde bıraktığını söylemekten daha büyük bir günâh yoktur gidermek için hiçbir şey yapmadığını, insan olarak düşünebilir misiniz? İşte bu temel ihtiyaç, nübüvvet veya risalet ile karşılanmıştır. 





Hiç yorum yok: