16 Mayıs 2015 Cumartesi

Hz. Peygamberin Hayatı

Vahyin Yağmura Benzetilmesi

Kur'ân-ı Hakim'de iki yerde Rasûlullah (a.s.)'a inen vahiy, yağmura benzetilmiştir: "Allah, gökten bir su indirdi de dereler (kendi Ölçüsünce dolu su ile) çağlayıp aktı. Sel de yüze çıkan köpüğü götürdü."(Ra'd; 17) 
Bu ayette, Peygamber (a.s.)'e vahiyle inen ilim, gökten yağan yağmura benzetilmiştir. İman edenler ise kendi istidat ve kabiliyetlerine göre rahmet yağmurundan payını almış olan dere ve çaylara benzetilmiştir. Ayrıca, İslâmi harekete muhalif olan münkir ve kâfirlerin kopardığı gürültü ve yaygara da, her
sel'in gelişiyle su üzerine çıkan köpük ve pisliklerle eşdeğer tutulmuşlardır. 


 Örneğin, şu ayete bakın: "Görmüyor musunuz ki Allah gökten yağmur yağdırır ve bunun sayesinde topraklar yemyeşil olur?"(Hac; 63) Burada yine, açık sözlülük anlamının ardında bir işaret saklıdır. Görünüşte Allah'ın kudretinden söz ediliyor. Fakat ifadenin inceliğine bakılırsa gizli işaret şudur: Nasıl ki Allah'ın yağdırdığı yağmur damlaları kuru toprağı yemyeşil araziye
çeviriyorsa, yağmur şeklinde gelen vahiyler de bir gün Arabistan çöllerini eşine rastlanmayan ilim, irfan, ahlâk, fazilet ve temiz bir medeniyetin beşiği haline getirecektir. "Ey milletimin kardeşleri, biraz düşünsenize, Allah tarafından açık bir Şehâdet'le duruyordum, daha sonra O beni has rahmetiyle 
şereflendirdi." (Hûd; 28)


Aynı sözler Hazreti Peygamber (a.s.)'in mübarek ağzıyla gelen rukü'da da anlatılmıştır. Yani ilk önce Hz. Peygamber kâinatta gördüğü hakikatler ve Allah'ın işaretleri üzerine Tevhid'e inanmıştı. Daha sonra Allahu Teâlâ (cc.) kendi rahmeti (vahiy) ile O'nu şereflendirdi. Yani önceden kalben inandığı ve iman ettiği gerçekler ile ilgili dolaysız bilgiler, daha sonra O'na vahiy yoluyla iletildi. Bundan da anlaşılacağı gibi, bütün peygamberler bi'setlerinden önce (peygamberlik rütbesine getirilmelerinden evvel) kendi tefekkür ve tahayyülleriyle gaybe iman eder, sonra peygamber olduktan sonra bunu açıkça ifade ederlerdi'.

"(Sâlih onlara): 'Ey kavmim, dedi, bakın, ya ben Rabbimden bir delil üzerinde isem ve O, bana kendinden bir rahmet vermişse? Peki O'na karşı gelirsem beni Allah'tan kim kurtarır? Sizin bana, ziyanımı artırmaktan başka bir katkınız
olamaz!"(Hûd; 63)

Hiç yorum yok: