19 Kasım 2015 Perşembe

Hz. Peygamberin Hayatı

Peygamber Efendimiz'in Güzel Ahlâka Dair Sözleri

Allah'ın tek oluşunun ve O'na itaat etmenin ne gibi bir ahlâk düzeni oluşturduğunu ve bu ahlâk düzeninin insanın pratik yaşantısında ve özellikle kişisel ve toplumsal hayatta ne şekilde tezahür ettiğini uzunca anlatmamız mümkün değildir. Bunun için ayrı bir kitaba ihtiyaç vardır. Ama, burada size Peygamber efendimizin bazı mübarek sözlerini sunmaya çalı- şacağım. Bunlardan, Rasûl-i Ekrem'in vücuda getirdiği hayat nizamında iman, ahlâk ve amel arasında ne güzel bir denge kurulduğunu anlamanız, sanırım kolay olacaktır. "İman’ın birçok sahaları vardır.İmanın aslı, sizin Allah'tan başka kimseyi ma'bud olarak tanımamanızdır. Bunun son dalı, yolda Allah kullarına zarar veya eziyet verebilecek bir şeyi gördükten sonra onu ortadan kaldırmaktır. Ve hayâ da imanın bir parçasıdır." "Vücut ve elbisenin temiz olması, imanın yarısıdır."
 "Mü'min, insanların can ve malları için tehlikeli olmayana denilir." "Emin olmayan iman sahibi değildir ve vaadleri yerine getirmeyen dinsizdir." "Bir hayır iş yapınca memnun oluyor ve kötülük yaptıktan sonra pişman oluyorsan sen mü’minsin." "İman, tahammül ve geniş kalbliliğin adıdır." 

"Dostluğun ve düşmanlığın Allah için ise, dilinde Allah'ın adı geçiyorsa, kendin için beğendiklerini başkalarına beğeniyor ve kendin için beğenmediklerini onlara da beğenmiyorsan, bu, iman ve inancın en güzelidir." "İmân sahipleri arasında en mükemmel olanı, ahlâkı herkesten iyi olan ve aile fertlerine muamele konusunda en iyi olandır." "Allah'a ve ahirete iman eden şahsın kendi misafirine hürmet etmesi, komşusunu rahatsız etmemesi, dili açılınca iyi şeyler söylemesi ya da susup durması gerekir." "Mü'min hiçbir zaman kimseye hakaret etmez, kimse ile alay etmez, kimseyi lanetlemez, küfür etmez ve başkalarına dil uzatmaz." "Mü'min her şey olabilir, ama yalancı ve hain olmaz." "Kötülüklerden komşusunun huzuru kaçan elbette bir mü'min değildir, vallahi mü'min değildir, billahi mü'min değildir."
 
"Kendi tıka basa doyan, ama yanındaki komşusu aç kalan iman sahibi değildir." "Kendi öfkesini dışa vurmaya gücü olan, fakat yine de kendini zaptedenin kalbini Allah iman ve huzurla doldurur." "Başkalarına gösteriş olsun diye namaz kılan, şirk içindedir, başkalarına gösteriş olsun diye oruç tutan şirk içindedir, başkalarına gösteriş olsun diye sadaka veren şirk içindedir." "Şu dört özellik (kötülük) birinde bulunursa o şahıs münafıktır. Emanete hıyânet eder, konuşurken yalan söyler, verdiği sözü tutmaz ve kavga ederken nezâket sınırlarını geçer." "Yalan şahitlik, şirke kadar giden büyük bir günâhtır." "Gerçek mücahit, Allah'a itaat ederken kendi nefsiyle savaşandır ve gerçek muhacir (hicret eden), Allah'ın yasakladıklarını terk edendir." 

"Biliyor musunuz, kıyâmet günü Allah'ın gölgesinde ilk önce yer alacak olanlar kimler olacak? Kendilerine hakk bildirildiği zaman bunu kabul etmiş olanlar ve kendilerinden istendiği zaman hakkı açık kalblilikle vermiş olanlar ve de kendileri için istedikleri kararı başkaları için de verebilenler." "Siz bana altı şey için teminat verirseniz, ben de size cennetin garantisini veririm, konuşurken doğruyu söyleyin, verdiğiniz sözü tutun, emanetlerinizi yerine gelirin, kötülüklerden sakının, kötü bakışlardan kaçının ve zulüm etmeyin." "Hilekâr, kendini beğenmiş ve başkalarına yaptığı iyilikleri her zaman yüzlerine vuran biri cennete girmeyecektir." 

"Cennet'e haram lokmalardan oluşan et giremeyecektir. Haram yiyerek şişen vücut için (cehennem) ateş(i) daha iyidir." "Bozuk ve çürük malı satan ve müşteriye kötü tarafını söylemeyenin üzerine Allah'ın öfkesi giderek artar ve melekler onu lanetler". "Bir şahıs istediği kadar yeni hayata kavuşsun ve Allah'ın yolunda cihad etmeye devam etsin, borcu varsa ve ödenme mişse, cennete gidemez". "İster erkek olsun, ister kadın, ömürlerinin 60 yılını bile Allah'a itaat ederek geçirmiş olsalar dahi, öldükleri vakit vasiyetlerinde hakkı olanın hakkını vermemişlerse, ikisi de cehenneme lâyık olacaklardır". "Emrinde olanlara sert davranan âmir cennete giremeyecektir." "Ben size, oruç, sadaka ve namazı yok eden bir şey söyleyeyim mi? Bu, anlaşmayı bozmak ve huzur varken kavga çıkarmaktır. İnsanlar arasındaki ilişkileri bozmak, bir insanın bütün iyiliklerini yokeden bir fiildir."

"Asıl fakir olan, kıyamet günü Allah'ın huzuruna, yanında namaz, oruç ve zekât gibi bütün servetiyle çıkmasına rağmen kimine küfür etmiş, kimine iftira atmış, kiminin malını yemiş, kiminin kanını akıtmış ve kimini dövmüş olarak gelendir. Allah böyle birinin bütün iyiliklerini o mazlumlara dağıtır. Hesap yine denk gelmezse mazlumların günahları kendisine yüklenir ve kendisi Cehenneme aldır". "İnsanlar, kendi kötülüklerini te'vile ve nefislerini kötülükler yüzünden teskin etmeye çalışmazlarsa kurtuluşlarından umutsuz olmazlar". "Malları, fiyatları yükselsin diye stok eden esnaf ve tüccar melundur". "Fiyatları artsın diye hububatı 40 gün stok edenin Allah ile hiçbir ilişkisi olamaz". "Eğer bir tüccar tahılını, 40 gün stok ettikten sonra sadaka olarak fakir fukaraya dağıtsa bile affedilemez". 

Rasûl-ü Ekrem (a.s.)'in bazı mübarek sözlerini yukarıda örnek olarak sizlere sundum. Bu hadis-i şerifler, Hazreti Peygamber (a.s.)'in iman ile ahlâk ve ahlâk ile hayatın bütün bölümleri arasında nasıl bir bağlantı kurduğunu açıkça ortaya koymaktadır,. Tarihi okumuş olanlar bilirler ki, Hz. Muhammed (a.s.) bu vaaz ve telkinlerini sadece kâğıt üzerinde bırakmadı, aksine bu söz ve kuralların ne kadar pratik olduğunu, bir memlekette bütün bir siyaset ve medeniyet nizamını kurup işler hale getirmekle kanıtladı. İşte bu büyük başarıdan dolayıdır ki biz Hz. Peygamber'e Server-i Alem veya Cihan önderi lakabını vermeyi uygun gördük.

Gelecek Konu: Peygamberliğin Sona Ermesi İle İlgili Açıklamalar

Hiç yorum yok: