20 Nisan 2016 Çarşamba

Kapılma İç Güdüsü

Günlük yaşantımızı sürdürebilmemiz için çalışmamız şart, Günümüzde karın açlığı gibi bir sorun yok, var dersenizde ben görmedim. Lüx evlerin ve arabaların bulunduğu yerlerde yaşamamamıza rağmen açlıkla kıvrılan birilerini görmedim.

Peygamberimiz sahabe ile bir yere intikal ederken yol kenarında oturan birini görmüş ve hiç selam dahi vermeden yanından geçmiş gitmiş. Sahabe şaşkın, Ki Peygamber bile selam vermediyse olayın gerçeği merak konusu olmuş. Dönüş yolunda yine aynı adam eline bir çöp alarak can sıkıntısından toprak üstünde anlamsız çizgiler çekerken görmüş, Peygamberimiz adama selam vermiş ve adamda selamı almış, Sahabelerden biri hemen sormuş! Efendim giderken bu adama selam vermediniz ama dönüşte selam verdiniz? Efendimiz! Biz giderken bomboş oturuyordu ama dönüşümüzde bir meşguliyeti vardı demiş,

Boş duranı Allah Sevmez, Şeytan Musallat olur!

Müslüman insan ne çalışmaktan yorulur usanır nede söylenir! Çünkü sonunda helalinden 3 kuruşta kazansa bu nimetin farkına varır.

Dünyanın hali ortada, bizler nefsimizin bizi götürdüğü yere koşa koşa gidiyoruz. Bir zamanlar ticaret müslümanların elindeyken bugün yahudilerin elinde.

Peki neden Yahudilerin elinde bilir misiniz?

En büyük hata din adamlarımızın insanları dinden soğutan şekliyle sohbetler vermesi!

İnsan korktuğu hiç bir şeyi sevemez! Bizi kendi alimliklerine göre her yaptığımız işten dolayı cehenneme koyan Alimler İnsan nefsinin nasıl bir varlık olduğu konusunda unutkanlık yapıyorlar.

Dinimiz her yönüyle insanı herşeyin üstünde tutan, değer veren bir yapıya sahiptir! Ayrıca din ayrımı yapmaksızın! Günahına bakılmaksızın İnsana insan gibi muamele yapılır, ceza ise ceza ödül ise ödül! Ayrıca doğadaki sıralamada bellidir.

Yahudiler ticareti çalışkanlığı temizliği akla gelebilecek bir çok şeyi müslümanlardan öğrendiler!

Öğrenme konusunda hiç taviz vermediler. Kazanç değil insan ön planda oldu. Az uyku çok çalışma ile herşeyi denediler, Başarılı oldular olmadılar ama çalışmaktan vazgeçmediler.

Büyük alimlerimiz çalışma konusunda çığır açmışlar, bugün teknolojinin zor hesapladığı, mumun bile zor bulunduğu o tarihlerde gezegenin yörüngesinin her türlü hesabını yapmışlar! Bu nasıl olur elbette çok çalışmakla.

Yaşamımız ve ölümümüz sadece Allah içindir. Bunun bilinci ile iyi bir müslüman olma gayesine düşersek herşey Allah'a kalmış olur, Allah'a kalmışsada olmuş bilin.

Müslüman ailenin müslüman kızı veya oğlu sokaklarda göbeğini açmaktan, diz üstü etekler giymekten sakınmıyor, Sanmayın ki kınıyorum inanın ney giydiğinin nasıl yaşadığının benim için hiçbir önemi yok ama ben sadece islam dine ait bir müslüman ailenin var olan yetişme şeklinden örnek veriyorum. Eğer müslümansa beni zaten anlaycaktır. Para vererek aldığı o kıyafetlerle sokağa çıkmaktan utanır, utanmazsa zaten sıkıntıdır. Tabi dini kurallarımıza göre.

Yine Müslüman ailenin bugünki evlatları çok para kazanmak için inanılmaz senaryolar yazarak ayşeyi fatmayı veya mehmeti ali halden hale sokuyor, Diğeri yine çok para kazanmak için reklamlarında çıplaklıkdan daha beter kıyafetler satmaya çalışıyor.

Nefs beğendiği herşeyi almak ister, Sonunu size düşündürmez! Müslüman olan kişi hata yaptığında güzellikle güvenle uyarıda bulunmalı. Bizler kendimize bu güveni veremiyor ve müslüman gibi yaşamıyoruz.

Bugün müslüman olmayan biri açık kıyafetler giydiğinde bir müslüman evladı olarak o kıyafeti giymeyi bırakın hemen MÜSLÜMANLARA ticaretini yaparak insanların akıllarını karıştırıyor ve onları almaya itecek reklamlarla para kazanmanın derdine düşüyor.


Özgürlük, hür yaşamak bu ise yanılıyoruz!

Örnek aldığımız insanlar, takip ettiğimiz insanların hayatlarını iyi araştırın, İnsan yaşar, yaşadığı süre içinde hatalar yaparak bedeller öder. Belki pişman belkide değil ama pişmanlık hataların ortaya çıktığında belirir.


Kişi geçmişindeki bu hatalarla kendini geliştirir neyin ne olduğunu görür, biz o kişinin hatalarını iyi bir şey gibi görür ve onu taklit ederiz. Bizdeki sancı daha şiddetli olabilir, çünkü akıl ve yaşamlar farklıdır.

Kararlarımızın doğruluğu konusunda kendimizi Hz. Muhammed Mustafa S.A.V ve Yüce Kitabımız Kur-anı Kerime göre düzenlersek bir çok konu ve davranışta yavaş yavaş değişikliler sergileyebiliriz.

Umutsuzluğa kapılmak sizin karşınıza çıkacak ilk kapı, Kapının açılmasını beklemeyi bilelim ve zafer bayrağını Allah'ın izni ile kaldıralım.




Hiç yorum yok: