26 Eylül 2015 Cumartesi

Hz. Peygamberin Hayatı

Değişik Bir Yaklaşım

Bu kavga devam ederken bir kişi geliyor diyor ki: "Kardeşlerim, bakın, bende var olan bir bilgi kaynağı sizde yoktur. Bu kaynağa dayanarak bütün bu yanıp sönen lambalar, dönen vantilatörler, hareket eden trenler ve çalışan fabrikaların sizin göremediğiniz ve hatta duyamayacağınız bir takım kablolara bağlı olduğunu biliyorum. Bu kablolar bir trafo veya elektrik santraline bağlıdır, ki oradan gelen cereyanla ışık ve enerji elde ediliyor. Söz konusu elektrik santralında dev makinalar var, bunları birçok kişi çalıştırıyor. Bu çalışan kişiler de baş mühendisin emrindedirler. İşte bunun gibi bir iradenin yüce ilmi ve kudretiyle dünya dediğimiz büyük ve eşsiz bir düzen sadece ayakta durmakla kalmıyor, tıkır tıkır işliyor da. Onun direktifi ve denetimiyle her şey yerli yerinde bulunuyor görevini yapıyor."Yukarıdaki iddianın sahibi olan kişi tezini kuvvetle savunuyor. İnsanlar onu yalanlamaya çalışıyor, büyük bir çoğunluk da ona karşı çıkıyor, deli-divane diyor, sövüyor, dövüyor, eziyet ediyor ve evinden kovuyorlar. Ama bütün bu bedenî ve ruhanî eziyetlere rağmen o davasını savunuyor, en ufak bir tereddüde kapılmıyor. Hiçbir korku veya hırs onu davasından zerre kadar ayıramıyor. Hiçbir güçlük, dünyaya vermek istediği mesajda en küçük bir değişiklik yapmasına sebep olamıyor veya ondan taviz vermesini sağlamıyor. Her sözü ve her hareketiyle inancına ne kadar bağlı olduğunu ortaya koyuyor. Bundan sonra bir başka şahıs geliyor, aynı sözleri aynı güven ve inançla söylüyor.

 Daha sonra üçüncü, dördüncü ve beşinci kişiler geliyor ve aynı şeyleri tekrarlıyorlar. Derken, bunların sayısı hızla artmaya başlıyor, yüzleri ve hatta binleri buluyor, hepsi aynı sözleri tekrarlıyor, aynı davayı savunuyor, aynı mesajı veriyor. Zaman ve mekân değişikliğine rağmen konuştukları dil, kullandıkları üslûp aynıdır. Hepsi alelâde insanlarda bulunmayan ilim kaynağından bahsediyor. Hepsine mecnun ünvanı takılıyor, her türlü zulüm ve baskıya hedef oluyorlar. 


Herkes davalarından vazgeçmelerini isliyor. Ama hepsi de sözlerinde duruyor, dünyanın hiçbir gücü onların imanını, inancını sarsamıyor. Bu kadar büyük azim ve kararlılığa sahip olan bu kişilerin, bir başka yönleri de, yalancı, hırsız, hain, ahlâksız, zalim veya haram yiyici gibi özelliklerinin olmaması. En büyük düşman ve en alçak muhalifleri bile bu insanların bu meziyetlerini kabul ediyorlar. Bunların ahlâkı tertemizdir, haysiyeti büyüktür, alçak gönüllüdürler, namusludurlar. Karakterleri bakımından hemcinslerinden üstündürler. Delilikleri de sabit değildir. Tam tersine, iyi ahlâk, nefis terbiyesi ve dünya işlerinin ıslahı için getirdikleri talimat ve kuralların eşine rastlamak şöyle dursun, birçok alim, birçok âkil bunların inceliklerini araştırmak amacıyla ömürlerini geçirmişlerdir.



Hiç yorum yok: