21 Ağustos 2015 Cuma

Hz. Peygamberin Hayatı

"Muhammed" ile "Ahmed"

Görüldüğü gibi, söz konusu âyette Nebi-yi Ekrem (a.s.)'ın adı "Ahmed" olarak belirtilmiştir.Ahmed'in iki anlamı vardır. Birincisi, Allah'ın en çok medhini yapan kişi, ikincisi, en çok medhedilen kişi veya kullar arasında en çok övülen kişi. Sahih hadislerden, Hz. Peygamber'in çeşitli isimlerinden birinin "Ahmed" olduğu anlaşılıyor. Sahih-i Müslim ile Ebu Davud'da, Ebu Musa Eş'ari (r.a.)'in bir rivâyeti şöyle nakledilmiştir: "Ben Muhammed'im ben Ahmed'im ve ben Haşir'im..." Benzeri rivayetler Cübeyir bin Mut’im (r.a.) tarafından İmam Mâlik, Buhârî, Müslim, Dârimi, Tirmizî ve Neseî'de de nakledilmiştir. 


Hz. Peygamber'in bu mübarek ismi sahabeler arasında iyi biliniyordu. Nitekim, Hassan bin Sabit (r.a.)'ın bir şiiri şöyledir:
"Allah ve Arş'ın etrafında toplanan melekler, Ve bütün temiz varlıklar, Bereketli Ahmed'i methettiler."

Tarih kitaplarından da Hz. Peygamber'in isminin hem Muhammed, hem Ahmed olduğu sabittir. Burada dikkate değer nokta, Peygamber efendimizden önceki bütün Arap edebiyatında "Ahmed" isminin hiç kullanılmayışıdır. Hz. Peygamber'den sonra da Ahmed ve "Gulam Ahmed" (Ahmed'in uşağı) isimleri öylesine yaygınlaşmıştır ki, bunun haddi hesabı yoktur. Zaten, bu ismin doğru ve gerçek oluşunun en büyük delili, peygamberimizin devrinden başlayarak günümüze kadar ümmetimizde bunun kadar yaygın, tutulmuş, beğenilmiş ismin az oluşudur. Peygamberimizin mübarek ismi Ahmed olmasaydı, müslümanların büyük bir çoğunluğu, çocuklarının ismini ne diye Gulam Ahmed koyacaklardı? Ahmed olmadan, Gulam Ahmed olmak mümkün müydü?


Gelecek Konu : Hz. Mesih, Hz. İlyas ve "O Nebi"


Hiç yorum yok: