Bu Blogda Ara

23 Şubat 2015 Pazartesi

Yokluğun Doğuşu - Yaşam

Hayatın neresinde olursan ol, neresinde yaşarsan yaşa bazen herşey anlamsız gelir, Güçlülüğünden eser kalmaz, iyimser hallerin geçicidir. Ailen, sevgilin eşin çocukların arkadaşlarım dediklerinin hiçbirinin önemi yoktur,  kuru kalabalık gibi görünür ve hiç mi hiç zevk almazsın. 

Kısacası o zamanlarında hakkında yanlışlıkla idam kararın çıksa koşa koşa gidersin,

Bu duruma düşmek hiçte kolay değildir, Öncelikle hayattan tat aldırmayan ne varsa daha önceden yaşanmış gibi gelir/yaşanmışlara denktir. Artık sen bir arabanın tekeri gibi eskiyip çöp olmayı bekleyen bir maddesin demektir.


Yaşantın boyunca mecbur kaldığın olaylar vardır, Bizler hayatın akşını elimizde sanırız, halbuki resimdeki köyle gittiğiniz köy arasında kara kalem farkını görmezden geliriz. Çok basit örnekler vermek gerekirse, ben uyumak istemiyorum veya saçım uzamasın diyemezsiniz, bunun gibi bir çok ve hatta hayatın tamamına ölüme kadar ne varsa hepsine mahkumdur insan.

İnsanların çoğu isteklerini karşılayamaz, maddi veya manevi olarak karşılamaya kalkıştığında bedelini ödemek zorundadır. Bazıları bedelsiz gibi görünür önüne geçmek istemez, İnsan ikna olduğu her şeye inanır, ister inanın ister inanmayın bütün bedelsiz sandıklarınızın bedeli sandığınızdan daha pahalı olabilir ve sizi her türlü yokluğun tam ortasına atabilir.



Arştırma ve Yazar : Fatih Akgül

Hiç yorum yok: