3 Ağustos 2015 Pazartesi

Hakkı Söyleyen Kimseye Darılmaca Olmaz

Ebû Ali el-Fâremedî kaddesallahu sırrahu bizim silsilemize mensup hocalarımızdan, zât-ı muhteremlerden bir evliyâ. Selçuklu sultanlarından birisinin galiba Sultan Sencer’in huzuruna gidermiş. Sultan ayağa kalkar onu karşılarmış, getirir tahtına oturturmuş. O da karşısında talebe gibi diz çöker dururmuş. Ebû Ali el-Fâremedî hazretleri de kaşlarını çatarmış, epeyce nasihat edermiş.
Bir başka muhterem zât var “gıybet olmasın” diye adını söylemeyeceğim, -ölmüş gitmiş- o kimse de eserler yazmış, alim bir kimse. Bir ara sultana söz takıştırmış;

“Ben bunca alimim, bunca bilgim var, şu mevzuda şöyle kitaplar yazdım, sen bana bu iltifatı yapmıyorsun; biz huzuruna geldik mi el pençe divan duruyoruz, ‘sen sultansın’ diye kenarda titreyerek duruyoruz; bu ümmî bir kimse sen bunu uzaktan karşılıyorsun, tahtına oturtuyorsun, önünde el pençe divan duruyorsun, bu muamele reva mı? Ben alimim bana yapmıyorsun, o ümmî ona yapıyorsun!”

Ötekisi ümmî değil ama bu alim kendini daha yüksek yere koyuyor. Sultanın cevabı çok hoşuma gidiyor:

“Siz ben ne söylersem tasdik ediyorsunuz, bu zât benim kusurlarımı söylüyor, benim düzelmeme sebep oluyor, benden korkmuyor; ‘Bu yaptığın hata. Sultanım, aman böyle yapma, âhiretin mahvolur.’ diye benim hatalarımı dobra dobra söylüyor. Onun için buna hürmet ediyorum.” demiş.

Ne sultanmış! Allah rahmet eylesin!

Kendisini azarlayan kimseye daha çok itibar ediyor. Onun için içinizdeki mevkî makam sahipleri kardeşlerimiz, benim bu konuşmalarımı dinleyen çok yüksek kimseler var. Sonra kayıttan dinleyenler bana darılmasın, kimseye bir kastım garezim yok. Herkesten daha hor, daha hakir olduğumu kabul ediyorum, hadîs-i şerîfleri söylüyorum. Birisi Allah’ın emrini söyleyecek; kim söylerse... Allah bizi vasıta etmiş, onu söylüyorum, kimse darılmasın. Hakkı söyleyen kimseye darılmaca olmaz.

Hakkı söyleme imkânı darılmak, azarlamak ve cezalandırmak suretiyle engellenirse o memleket harap olur. Hak rahat söylenebilmeli ki haksızlık yok olsun, hakîmlik hâkim olsun.

Hak söylenemiyor, herkesin ödü patlıyor; falanca adam deveyi hamuduyla yutmuş, rüşvetin âlâsını daniskasını yemiş, memleketi sömürmüş, kimse “gık” diyemiyor.

Hangi mevkide olursa olsun haksızlık yapan birine söz söylenebilmeli.

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem; “En üstün, en faziletli cihat, zalim iktidar sahibinin karşısında hak sözü söylemektir.” buyurmuş.

Ne güzel, alimler hakkı söylemekten korkmayacak.

İşte bizim işimiz böyle zor. Allah sizlere de bizlere de gayret kuvvet versin. Cümlemizi daima hayrı söyleyip hayrı tutanlardan eylesin.



Mahmud Es'ad Coşan

Hiç yorum yok: